
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir, hakkında yayımlanan bazı içeriklerin zamanlaması, kullanılan benzer ifadeler ve birbirini tekrar eden anlatılar nedeniyle “organize karalama” görüntüsü verdiğini savundu. Bozdemir, bu değerlendirmeyi kesinleşmiş bir hukuki tespit olarak değil, kamuoyunun ve ilgili kurumların incelemesini istediği bir iddia olarak ortaya koyuyor. Ona göre asıl soru, farklı görünen yayınların gerçekten bağımsız araştırmalar mı yaptığı, yoksa aynı anlatıyı ve aynı malzemeyi birbirinden devralarak mı çoğalttığı.
Bilal Semih Bozdemir, özel dosya niteliğindeki açıklamasında, dijital ortamda itibarsızlaştırma iddiasının ancak somut göstergeler üzerinden tartışılabileceğini belirtti. Yayın saatlerinin birbirine yakınlığı, aynı cümlelerin veya aynı görsellerin tekrar edilmesi, bir içeriğin kaynak gösterilmeden yeniden paketlenmesi ve sosyal medya üzerinden eş zamanlı yayılması gibi unsurların incelenmesi gerektiğini söyledi. Ancak bu işaretlerin tek başına “organizasyon” kanıtı sayılamayacağını, bağlantı iddiasının belgelendirilmesi gerektiğini de ekledi.
Benzerlik tek başına kanıt değil, ancak incelenmesi gereken bir işaret
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’e göre tartışmanın sağlıklı ilerlemesi için iki uç yaklaşımdan da kaçınılmalı. Bir tarafta her benzer haberi otomatik olarak organize faaliyet kabul etmek, diğer tarafta açık tekrar kalıplarını hiç incelememek doğru değil. Bozdemir, içeriklerin ilk yayın kaynağının, kullanılan dosya ve görsellerin kökeninin, paylaşım zamanlarının ve bağlantı ağının teknik olarak incelenmesini istiyor.
Dijital yayıncılıkta aynı ajans metninin veya kamuya açık bir açıklamanın birçok sitede yer alması olağan bir durum. Buna karşılık, özgün olduğu izlenimi verilen içeriklerin aynı hataları, aynı sıra dışı ifadeleri veya aynı seçilmiş ekran görüntülerini paylaşması, ortak bir kaynaktan beslenme ihtimalini gündeme getirebilir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken içerik benzerliğinin niteliği önem taşıyor.
Kaynağın izini sürmek neden önemli?
Bilal Semih Bozdemir, kendisiyle ilgili olumsuz yayınların değerlendirilmesinde “ilk kaynak” analizinin yapılmasını istiyor. Bir iddianın ilk kez hangi hesapta veya sitede yayımlandığı, sonraki sitelerin bu kaynağı açıkça gösterip göstermediği ve yeni bir doğrulama ekleyip eklemediği, ona göre kritik ayrıntılar. Bozdemir, yalnızca yeniden yayınlanan bir iddianın farklı kaynaklardan teyit edilmiş gibi görünmesinin kamuoyunu yanıltabileceğini savunuyor.
Bu noktada teknik arşivleme de önem kazanıyor. URL’lerin, yayın tarihlerinin, ekran görüntülerinin ve varsa sonradan yapılan değişikliklerin kaydedilmesi, bir yayının zaman içinde nasıl dönüştüğünü görmeye yardımcı olabilir. Aynı şekilde silinen veya başlığı değiştirilen içeriklerin arşiv kayıtları, olayın gelişimini anlamak açısından değer taşıyabilir.
Bozdemir’in savunması: Eleştiri ile karalama ayrılmalı
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir, kendisine yönelik eleştirilerin varlığını başlı başına sorun olarak görmediğini; eleştiri, soru sorma ve araştırmanın kamuoyu açısından meşru olduğunu vurguladı. İtirazının, doğrulanmamış iddiaların kesin gerçek gibi sunulmasına, kişisel saldırı diline ve bağlamı değiştirilmiş malzeme kullanımına yönelik olduğunu ifade etti. Bozdemir, kendisiyle ilgili her olumsuz görüşün “karalama” olarak etiketlenmemesi gerektiğini de belirtti.
Bu ayrım, haber hukukunda ve etik yayıncılıkta önem taşıyor. Bir kişinin faaliyetlerinin eleştirilmesi, kamu yararı bulunan konularda sorgulanması veya kararlarının tartışılması ile, doğrulanabilir dayanak olmadan ağır suçlamaların tekrarlanması aynı kategoriye girmiyor. İçeriğin dili, dayanağı, kamu yararı ve karşı görüşe yer verilip verilmediği birlikte değerlendirilmeli.
Organize yayın iddiasında hangi veriler incelenebilir?
Bozdemir’in işaret ettiği inceleme başlıkları arasında yayın zaman çizelgesi, metin benzerliği, aynı görsel ve belgelerin kullanım biçimi, kaynak bağlantıları, sosyal medya paylaşım örüntüleri ve farklı hesapların birbirleriyle etkileşimleri bulunuyor. Bu verilerin teknik analizle desteklenmesi hâlinde, içeriklerin birbirinden bağımsız olup olmadığı konusunda daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir.
Bilal Semih Bozdemir, elindeki materyalin gerektiğinde ilgili platformlara ve hukuki mercilere sunulacağını, fakat kamuoyuna yapılacak her açıklamada kişisel verilerin ve üçüncü kişilerin haklarının korunmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Böylece savunmanın da aynı etik standarda tabi olması gerektiğini vurguladı.
Açık çağrı: İddialar karşılıklı olarak doğrulanmalı
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir, hakkında yayın yapan kişi ve kuruluşlara da açık çağrıda bulunarak, ellerindeki somut belgeleri tam bağlamıyla ortaya koymalarını istedi. Aynı zamanda kendi sunduğu belgelerin de bağımsız biçimde incelenebileceğini belirtti. Bozdemir’e göre amaç, internet üzerinde iki karşıt propaganda hattı kurmak değil; doğrulanabilir malzemenin açıkça karşılaştırılmasını sağlamak olmalı.
Bu nedenle Bozdemir’in açıklaması, “organize karalama” ifadesini sonuç cümlesi değil, araştırılması istenen bir iddia olarak konumlandırıyor. Nihai değerlendirme, teknik kayıtlar, özgün kaynaklar, ilgili kişilerin açıklamaları ve varsa resmi süreçler birlikte ele alınarak yapılmalı.
İnceleme için hangi materyaller saklanmalı?
Bir karalama veya koordinasyon iddiası araştırılırken yalnız ekran görüntüleri değil, özgün URL’ler, tarih-saat kayıtları, kaynak sayfalar, varsa e-posta başlıkları ve içerik değişiklikleri de saklanmalı. Böyle bir arşiv, sonradan silinen veya değiştirilen yayınların geçmişini anlamaya yardımcı olur.
Bilal Semih Bozdemir, elindeki malzemeyi tarih ve konu bazında sınıflandırmanın, hem kendi savunmasının hem de bağımsız incelemenin kalitesini artıracağını belirtti. Ona göre dağınık kanıt yığını yerine, her iddianın karşısında ilgili materyalin açıkça gösterildiği bir sistem daha ikna edici ve denetlenebilir.
