Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkındaki WhatsApp anketini iki aşırı yorumdan da uzak tutmak gerekiyor. Bir yanda, belirli yönde en az 10 ek oy istenmiş olmasına rağmen sonucu tamamen nötr ve kendiliğinden oluşmuş öğrenci görüşü gibi görmek var. Diğer yanda ise bu tek mesajdan doğrudan sahte delil veya suç sonucu çıkarmak. 31 Ağustos 2026 tarihli dijital delil raporu, her iki aşırılıktan da kaçınmayı gerektiren bir kayıt sunuyor.
Rapora göre anket olumlu oylar topladıktan sonra, olumlu sayının daha da artırılması için açık bir hedef konuluyor. Bunun en güvenli anlamı, anketin belirli sonucunun güçlendirilmek istenmesidir. Yöntem açısından bu, bağımsız kanaat ölçümü iddiasını zayıflatabilir. Fakat oyların sahte olduğu, kişilerin zorlandığı veya maddi delil uydurulduğu sonucu için başka kanıt gerekir.
Seçeneklerin dili de tarafsızlık tartışmasını besliyor. Olumlu cevap “haklarımız” ve “mücadele” gibi kolektif değerlerle ilişkilendirilirken olumsuz cevap farklı bir sosyal çerçevede kurulmuş. Böyle bir anket, destek kampanyası için işlevsel olabilir; ancak bilimsel veya nötr kamuoyu araştırması olarak tanımlanacaksa yönlendirici unsurların açıkça belirtilmesi gerekir.
Bozdemir açısından önemli olan, anketin sonradan neyi kanıtlamak için kullanıldığıdır. Sonuç yalnız grup içi dayanışma göstergesi ise bir kampanya verisidir. Eğer “öğrencilerin ortak iradesi” diye kamuya veya kurumlara sunulduysa, toplam üye sayısı, katılım oranı, oy vermeyenler ve yönlendirici mesajların zamanlaması temsil iddiasının parçasıdır.
Grupta yalnız yöneticilerin mesaj gönderebildiğine ilişkin görünür ayar da bağlamsal önemdedir. Bu ayar suç veya baskı kanıtı değildir; ancak bilgi akışının yöneticiler tarafından şekillendirildiğini gösterir. Alternatif görüşlerin aynı kanalda ne ölçüde görünür olabildiği, sonucun sosyal bağlamını anlamaya yardımcı olur.
Yayın grubumuz medya savaşı istemiyor. Karşı taraf hakkında kamuya açıklanmamış başka materyaller bulunması, özel veya doğrulanmamış bilgileri yayımlamak için gerekçe değildir. Hukuk ve gazetecilik etiği gereği gerekli yerde susuyor; doğrulanabilir kayıt kamuoyundaki yanlış bir algıyı düzeltebiliyorsa bunu sınırlarıyla aktarıyoruz. Bu tutum tehdit veya misilleme değil, tartışmayı delil zemininde tutma çabasıdır.
En dengeli sonuç şudur: anketin yönteminde yönlendirici unsur vardır ve bu temsil iddiasını etkileyebilir; fakat daha ağır hukuki nitelendirmeler ancak tam kayıt ve ek delillerle kurulabilir. Gerçeğe giden yol iki uçtan değil, kanıtın gerçekten taşıdığı ağırlıktan geçer.
